Burkut, Suyun Kalitesini Yükseltir...

Makaleler
SU İÇİNDEKİ MİKROSKOBİK CANLILAR İLE MÜCADELE

 


Mart 2019 / Enis Burkut

Suda bulunan mikroskobik canlılar ile mücadele, diğer adı ile "Dezenfeksiyon" küçümsenecek bir konu değildir. Her işletmenin kendi prosesine ve su kalitesine göre dezenfeksiyon yöntemi bulunmalıdır.


ÖNSÖZ: Bu yazımız mikroskobik canlılar ile mücadele yapmak, yani "dezenfeksiyon" konusuna "Dikkati Çekmek" maksadı ile kaleme alınmıştır.  Dezenfeksiyon çok ciddi ve karmaşık bir konudur, bu konuda kalın kitaplar yazılabilir, bu yazımız böyle kalın bir kitabın "önsözü" niteliğindedir.    

Su ve Hava Kökenli Mikroskobik Canlılar:
Laboratuvarlarda yapılan dezenfeksiyon çalışmaları ve bu çalışmaların sonunda bulunan çözümler genelde sanayi işletmelerine uymaz. Çünkü sanayinin ham suyu ve ortam şartları yılın her ayı farklıdır, ayrıca sanayide kullanılan sular su depolarında barındığı için suya hava kökenli canlılar da girer ve laboratuvar çalışmalarına hiç benzemeyen, birkaç tür bakterinin aynı anda bulunduğu çok karmaşık durumlar oluşur.

Mikroskobik canlılar ile mücadelede yalnız suda üreyen bakteriler ile değil, aynı zamanda havadan suya gelen hava ve toprak kaynaklı canlılar ile de mücadele etmek gerekir, (Küf, maya ve daha birçok toprak kaynaklı canlılar). Özellikle su depolarındaki üremelerin çoğu kuyu suyundan gelen canlılar sebebi ile değil, havanın taşıması ile suya giren canlılar sebebi ile oluşur, çünkü su deposu seviyesi düşerken depoya dolan dış ortam havası içindeki birçok canlı suda ürer veya sudaki canlıların gıdasını oluşturur. Bu sebeple, mükemmel bir bakteri mücadelesinde iyi su depolarının hava emişlerinde bakteri geçirmeyen filtreler kullanılır.

Mikroskobik Canlılar ile mücadelede "KRİTİK" noktaların yok edilmesi:
Bu konuda gıda ve içecek işletmelerinin uyguladığı "HACCP" yöntemini hatırlamakta yarar görüyoruz.  Tarım ve Köyişleri Bakanlığının "Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik"de HACCP planı açıklanır.   HACCP harflerinin açılımı İngilizce "Hazard Analysis Critical Control Point", tercümesi: "Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları". Mikroskobik canlılar ile mücadelede HACCP yöntemi, gıda sanayii dışında, su kullanan her işletmede de uygulanabilir ve bu şeklide bakteri mücadelesi daha başarılı olur.  


Mikroskobik canlılar ile mücadelede dezenfeksiyon:
Bugün ülkemizde ve birçok ülkede en çok kullanılan dezenfeksiyon


Klor Dozajı

yöntemleri içinde şunları sayabiliriz: Klor, ozon, ultraviyole, biyosit gibi. En çok kullanılan KLOR konusunda önemli bir noktaya dikkat çekmek isteriz.


Su Ozonlama Sistemi                                         


Klor ile Bakteri Mücadelesi:

İşletmelerde mücadelesi yapılan birçok mikroskobik canlının giderimi için genelde tüm dünyada hala, piyasa adı KLOR olan "Sodyum Hipoklorit" kimyasalı kullanılır ve işletmenin kurulduğu


Ultra Viyole Su Dezenfeksiyon Cihazı                                                   

günden başlayarak "aralıksız" kullanıldığında, birçok işletmede KLOR başarılı olur. Ancak, KLOR ile dezenfeksiyon yönteminde üç değişken olduğunu bilerek klorlama sistemi kurulmasında yarar vardır:
1 - Su debisi değişkenliği: Su pompasının su emiş derinliği veya karşı basıncı değiştikçe su debisi değişir, debi değişimine paralel klor dozajı da değişmelidir;
2 - Suda bulunan ve klor tüketen maddelerin değişkenliği: Örneğin, yıl içinde, kuyu suyunda bulunan ve klor tüketen demir iyonu değişiklikleri klor dozajında ayarlamalar gerektirir.
3 - Satın alınan KLOR sıvısı içindeki "Aktif Hipoklorit"in değişkenliği sebebi ile de klor dozajında bu kalite değişimine paralel dozaj miktarı değişmelidir.
Bu üç değişken sebebi ile, sıradan bir dozaj pompası ile klorlama yapmak bakteri mücadelesinde başarısız olur.  Üç değişkene göre klor dozajı yapan bir yöntem kullanılması önerilir.   Diğer taraftan, bazı canlılar KLOR'a alışır ve klorlu suda üremeye başlarlar.  Bu sebeple, örneğin yüzme havuzu ve soğutma kulesi gibi sistemlerde ŞOK KLOR uygulanır, yani mevsime göre, periyodik olarak sisteme yüksek dozda klor verilerek klora alışmış canlıların bu şok tesiri ile giderilmesi sağlanır.

Klor, ozon, ultraviyole, biyosit gibi yöntemler mikroskobik canlıları ÖLDÜRMEK maksatlı kullanılır. Şu soru aklımıza geliyor:

Mikroskobik canlıları öldürmek en doğru bakteri mücadelesi midir?

Klor, ozon, ultraviyole, biyosit gibi yöntemlerin çok başarılı olduğunu ve bunun sonunda mikroskobik canlıların tamamen öldüğünü var sayalım.  Bu durumda suda ölü biyolojik maddeler yani "CESETLER" bulunduğunu göz önünde bulunduralım ve şu soruyu soralım: 


Sudaki  "CESETLER" suya ne yapar?
Cesetler suda parçalanınca suda istenmeyen ve koku yapan AZOTLU maddeler ortaya çıkar ve bunlar ayrıca başka bakterilerin de gıdasıdır.


Bakteri geçirmeyen 0,2 mikronluk kartuş filtre ve kartuş kabı       

Dolayısı ile sudaki canlıları öldürmek sonucunda istenen başarılı dezenfeksiyonun tam olması mümkün değildir.  İşte bu sebeple, özellikle içecek ve gıda sektöründe mikroskobik canlıların geçmesine müsaade etmeyen 0,2 mikron seviyesinde hassas filtreler veya 0,02 mikron seviyesinde ultra filtrasyon tekniği kullanılır.


Ultra Filtrasyon Sistemi 0,02 Mikron                                      


Ters Ozmoz tekniği iyi bir Bakteri Mücadelesi midir?
Ters Ozmoz tekniği ile proses suyu hazırlandığında, bakterilere kıyasla binlerle kez daha küçük olan mineralleri sudan ayıran bu tekniğe güvenip, ters ozmoz cihazının mikroskobik canlıları YÜZDE YÜZ giderdiği düşünülür.  Teorik olarak bu düşünce doğru gibi görünür.  Ancak, hakikatte ters ozmoz cihazının üretim suyunda bakteri bulunma olasılığı vardır ve biz birkaç kez ters ozmoz üretim suyunda bakteri bulunduğuna şahit olduk ve bu sebeple bu konuda bir makale yazdık, makalemiz Su ve Çevre Dergisi'nin Eylül 2013 sayısında yayınlandı; makale adı: "Ters Ozmoz Cihazı Mikrop Geçirir mi?"


Küçücük mikroskobik canlılar nasıl olur da bu kadar bize zarar verirler?
Mikroskop ile görünebilen bu canlılar sebebi ile işletmelerin çoğunda, gıda ve içecek sanayii dışındaki işletmelerde dahi birçok sorunlar yaşanır.  Bu sebeple dezenfeksiyon yöntemlerinden önce mikroskobik canlıları biraz daha iyi tanıyalım.


Mikroskop ile görünen canlılar konusundan önce, göz ile görünen çok küçük karıncalara bir göz atalım:
Çıplak gözle görebildiğimiz ufacık canlılar olan karıncalar aralarında mükemmel iletişim kuruyorlar ve koloniler oluşturuyorlar, harika yuvalar yapıyorlar, bir yıllık gıdalarını topluyorlar ve bunları bozulmadan koruyorlar; çok yağışlı mevsimlerde, araziler birkaç ay su altında kaldığında dahi, sular çekilip arazi kuruduktan sonra karınca yuvalarının tekrar açıldığına şahit oluyoruz. Karıncaları gözle görünmeyecek kadar küçültelim, işte mikroskobik canlılar bunlar. Onlar da karıncalar gibi aralarında mükemmel iletişim kuruyorlar, koloniler oluşturuyorlar, harika yuvalar yapıyorlar, bunlara BİYOFİLM de deniyor.

İşte bazı sulu sistemlerde oluşan bu BİYOFİLMLER karınca yuvaları gibi sağlam, içlerine klor, biyosit gibi dezenfektanlar işlemeyen kaleler. Biyofilmler gelişip bazı cihazların tıkanmasına sebep oluyor, ters ozmoz membranlarını da tıkayabiliyor.  Su depolarında, soğutma kulelerinde üreyen ve insan için ölümcül olan LEJYONELLA bakterisinin de biyofilmler içinde ürediği keşfedildi. Biyofilm kalesi içine girilemediği için lejyonella ile mücadele çok zor oluyor. 

2015 yılında İstanbul'da LEJYONELLA konulu bir sempozyum düzenlendi ve bu sempozyumdaki konuşmacılardan biri olan "mikrobiyoloji uzmanı" Prof. Dr. İrfan Türetgen'den çok önemli bir bilgi öğrendik:

"Kimyasallar ile biyofilme bir şey yapılamadığını fark eden ilim, şimdi biyofilmi oluşturan birimlerin aralarındaki iletişimi bozmak için yöntemler arıyor."

Bu bilgi için Sayın İrfan Türetgen'e çok teşekkür ederiz. Bu bilgi bizim gözümüzü açtı. Uzun yıllardır soğutma sistemlerinde KİREÇLENME'ye karşı kullandığımız ve radyo frekansı                  


Soğutma suyunda FREKANS tekniği ile yosun mücadelesi                                         

üreten bir cihazın (Resim 6) kulelerde yosun üremesini engellediğini görüyorduk, anlam veremiyorduk. Bu cihazın ürettiği frekans "canlı" olan yosunu önlediği gibi mikroskobik canlıların da üremesini önleyebilir, ancak biz böyle bir araştırma yapmadık.


Sonuç olarak: Dezenfeksiyon önemsenecek bir konudur.  Mikroskobik canlılar ile mücadelede "tek dezenfeksiyon yöntemi" yoktur, işletmelerin önce bir uzmanın danışmanlığı ile dezenfeksiyon yöntemleri kurmaları yararlı olur, daha sonra, işletmede edinilen tecrübelere göre o işletmede başarıya ulaşmış en uygun dezenfeksiyon yöntemleri uygulanmalıdır.
Özellikle içecek ve gıda sektöründe mikroskobik canlılardan korunmak için yalnızca BİR dezenfeksiyon yöntemine güvenilmez, birkaç dezenfeksiyon sistemini beraberce kullanmak çok daha emniyetli olur görüşündeyiz.